Mideyi doyuran ama mineral ihtiyacını karşılamayan beslenmenin “gizli açlığı” olan çinko ve demir eksikliği dünya nüfusunun büyük bir bölümünü etkiler; besin elementince fakir topraklarda yetiştirilen tahıllar bunun nedenlerinden biridir. Biyofortifikasyon, bu elementlerin bitkilerin yenilebilir kısımlarındaki konsantrasyonunu artırır. Biyofortifikasyon ıslahla genetik olarak da yapılabilir; laboratuvarımız ise topraktan ve yapraktan gübrelemeyle yapılan agronomik biyofortifikasyon üzerinde çalışır.
Gübreleme stratejisinin, azot durumunun ve yetiştirme koşullarının buğday tanesinde ve sebzelerde çinko, selenyum, demir ve iyot birikimini nasıl değiştirdiğini test ediyoruz. Denemeler besin çözeltisinde başlar; tarlada ve yapraklı sebzelerin üretim sırasında selenyumla zenginleştirilebildiği iç mekân dikey tarım sistemlerinde devam eder.
Bugüne kadar ne bulduk
Buğdayda azot, çinko ve demir için bir kaldıraç: azot beslenmesi iyi olan bitkiler tanede her iki elementten daha fazla biriktiriyor ve artış kepekte kalmayıp endosperme ulaşıyor. Azot yönetimi ile tane mikro elementleri arasındaki bu bağ, İsmail Çakmak ile birlikte 2018’de derlediğimiz agronomik çinko biyofortifikasyonu literatürünün tekrar eden temalarından biri oldu. İç mekân dikey tarımda ise besin çözeltisindeki kükürt miktarının yapraklı sebzelerin ne kadar selenyum aldığını ve selenyumun verim ile besin kalitesini nasıl etkilediğini değiştirdiğini gösterdik; iki elementin birlikte yönetilmesi gerekiyor. Ayrıntılar aşağıdaki yayınlarda.
Bu alandaki projeler
Tüm projelerArabidopsis thaliana'da Fe alımı, taşınması ve tohum birikiminde Umamit28'in rollerinin araştırılması
UMAMIT28 taşıyıcısının Arabidopsis'te demir alımı, taşınması ve tohumda birikimindeki rolleri.